Fransız katliamlarının ve soykırımlarının karşısında onlarca yıl direnen Cezayir halkının geçirdiği değişimleri anlatan betik Türkiye Türkçesine 1993 yılında çevrildi.
Biz bir kamptan ayrılırken adamlarımın kullanılmış ağaç kabuklarını ve dallarını her zaman yaktıklarını hatırladım. Bunu kötü niyetle yapmıyorlardı elbette, yakmanın zevki hoşlarına gidiyordu, o kadar. Ben de onlara hiçbir zaman engel olmamıştım. Bu vahşi, bizden çok daha insancıl bir adamdı
Türk yazının güçlü adı Cengiz Aytmatov, Stalin döneminin Kırgız Türkleri üzerindeki yıkıcı etkisini Tanabay ve atı Gülsarı izleğinde aktarıyor.
Karaçay Türklerinin sürgünü 2 Kasım 1943 günü başladı ve on dört yıl, iki ay, yedi gün sürdü. Şehitleri Tanrı katına ulaşan Karaçay Türkleri zorluklara dayandı, zalimlere direndi, yaşama dört elle tutundu. Ancak kara günün ömrü uzun olmuştu bu kez.
Beni en çok hayrete düşüren husus, o gün şehirde futbol müsabakası varken, genç savcının bir cinayeti işlemesi, sonra onları ot yığınının altına saklayıp hiçbir şey olmamış gibi tribüne geçip maç seyretmesidir. İşte Özbekistan’da adaleti sağlayan bir savcının hikâyesi!
Diriliş, Savaş ve Barış gibi karmaşık öykülerin yazarı Tolstoy, büyüklerin dünyasından çıkardığı öykülerle kurduğu, çocuklara yönelik yapıtların da iyesi. Onlardan biri dört öyküden oluşan Kafkas Tutsağı.
"Zaman zaman Dede Korkut üslûbuna yaklaşan, Türkmen hayatındaki folklorik ve tarihî unsurları bütün bakirliğiyle gözler önüne seren Kara Yıldırım romanının Türk okuyucusunun hafızasından güzel çağrışımlar uyandıracağını ve asgarî müşterekler hususunda edebî bir haz vereceğini düşünüyoruz"
Orta boylu bir kişinin, yanında kısa ve uzun boylu kişilerle birlikte bu rafların arasında dolaşması, betik seçiminde önemli bir fark oluşturabilir. Çünkü görüntüden çok içerikle ilgili olanlar için değerli yapıtlar, “normal” diye düşünülen düzeyin dışındaki raflarda.
Yazarın anlatımında, alanındaki uzmanlığı ve kabul görmüş derin bilgeliğine karşın üstenci bir yaklaşımdan hiç iz görünmüyor. Tersine, her satırında aydın olmanın sorumluluğuyla daha çok kişiye bilgi ulaştırma çabası sezinleniyor.
Kabulleniş ve çaresizlik. Yoksa ikisinin lügattaki karşılığı aynı mıydı? Öyle bile olsalar, eşanlamlı sözcüklerdi artık onun için.
İşte bu eski, müzede saklı gibi köhne bir hayat yaşayan Gurzufluların içinde babam günün birinde milliyetçi oluverir. Ben daha yokum ama, babamın miiliyetçiliği benimle başlıyor ve ben doğmadan önce de bitiyor.
Rönesans, gerek görüngenin keşfedilmesi gerekse baskıların ortadan kalkmaya başladığı bir dönem olması nedeniyle öykü anlatıcılığına birtakım olumlu etkiler sağlamıştır. Bu dönemde sanatçılar var olanı yinelemeyi ve başka toplumlardan sanat ödünç almayı bırakmış, daha özgün bir birikimin ilk adımları atılmıştır.
Sağdan geldi ilk önce… O yöne koşuşturanların, o simsiyah darbenin altında kaldığına şahit oldum. Sonra solumda tekrarlandı aynısı. Sevdiklerim bir bir simsiyah gölgenin altında ezildi, ezildi…
Masallar, çocuklara okunur fakat büyüklere yazılır. Sizler yine de ileride birer yetişkin olacak çocuklarınıza güzel "masallar" okumayı boşlamayın…