“Kerkük’te şehitler Katına Uçtu”
Ömer Naci’nin hayatının anlatıldığı yorumda, ”Onu dinlediğiniz zaman görürdünüz ki yaşayan ferde ait her türlü ihtiraslar Ömer Naci’nin ruhundan kovulmuştur.”
Ömer Naci’nin hayatının anlatıldığı yorumda, ”Onu dinlediğiniz zaman görürdünüz ki yaşayan ferde ait her türlü ihtiraslar Ömer Naci’nin ruhundan kovulmuştur.”
Helene Carrere d’Encausse’nin, Puşkin’in, "Rusya Tamamlanmamıştır" vecizesinden hareketle yaptığı inceleme, Rusya’nın değişmeyen özelliklerini tahlil ediyor.
Memduh Şevket Esendal, günlük yaşamın her anından bulup çıkardığı konuları, kendine özgü, akıcı ve yalın bir Türkçe ile okuyucuya aktardı.
Birinci Dünya Savaşı’nda Halife tüm İslâm âlemini İtilaf Devletleri’ne karşı kıyama çağırdığı halde hiç biri kılını kıpırdatmadı.
Biraz olsun bu yaban elden kurtulmak isteğiyle, tarihi bir kent olan Postdam’a gitmeye karar verdim. İyi ki de vermişim; neler gördüm neler…
Öyküleri ve romanlarıyla bilinen Bahaeddin Özkişi, yapıtlarında, öne çıkarmak istediği gerçekliği kurguladı. Toplumu ve onu oluşturan bireyleri etkileyen, kendiliğindenmiş gibi görünen kasıtlı dokunuşları öne çıkardı.
Mehmet Rauf, Yaşadığı dönemin tüm katmanlarına ulaşan gözlem ve yansıtıcı anlatım gücüyle Türk düşünce evrenine önemli baylıklar kattı.
Yapıtlarını okuyanların, Türk dilinin arı duru yalınlığıyla buluşmaları, kaçınılmaz olarak onun öykülerini beğenerek anlamalarının da yolunu açtı.
Yaşamı değerli kılan törenin izleri ve insan olmanın gerektirdiği davranışlar, Kuveloğlu'nun romanlarında öne çıkıyor ve neredeyse ana izleği oluşturuyor.
Tembel, işten kaçan ve işsizlikte mutluluğu bulan adamdır. Oblomov’sa hiçbir zaman işe giremeyen, işsizlikten de zevk alamayan bir adamdır.
Diyar-ı Dede Korkut romanında, dünün varsıl Türkçesinin unutulan, unutulmaya yüz tutan zengin hazinesi ışıl ışıl parlatılarak okurla buluşturulmuş.
Değişmez olan bir gerçek var: Hiç kimse önceden kaderini, başına gelecekleri bilemez; sadece hayat bunu gösterir. Kader, başka türlü nasıl olurdu ki?
Her ayrıntının uzun uzun anlatıldığı romanda, Türkiye’de karşılığı yokmuş gibi ya yabancı sözcüklerle yeri doldurulan ya da kasıtlı olarak yerine kısırlaştırıcı küresel sözlerin sokuşturulduğu pek çok özgün söz varlığı okura anımsatılıyor. Roman, yalnızca bu söz baylığı için bile mutlaka okunmayı gerektiriyor. Yazım yanlışlıkları, kural dışılıkları ve
Şuşa Dağlarını Duman Bürüdü, Azerbaycan Türk yazınının Elçin adıyla bilinen yazarı Elçin Efendiyev’in, on üç öykü içeren betiğidir.
Ekber, Timurun yedinci ve Türk diliye yazarak bırakmış olduğu eşsiz eserlerle adını edebiyat âleminde de yaşatmağa muvaffak olan Babur’ün birinci torunudur.